14 Nisan 2013 Pazar

FEAR

Bazı çalışmaları gördüğü anda insan suratına durduk yerde bir tokat yapışmış gibi hisseder ya, heh, işte o çalışmalardan biri de bu ve buradaki insan da benim.. halbuki ben bahar sarhoşluğunda mutlu mutlu takılıyorum epeydir.. yanılgı ise mutlu olduğumu sanmam değil, derinlerde takılan tiplerin yüzeye çıkmasının mutluluğumu bozacağından korkmam.. 

Halbüsü, yoh öyle bişey.. mutluluk bütünü benimseme hali aslında, zannımca, kanımca, karınca, kararımca.. 

Tüm karıncalarımı sevsem diyorum?

Hani anlatırsın, anlatırsın karıncalarını, onlar da derler ya; "Korkularınla yüzleşmen lazım bla bla bla, bik bik bik!" Sen de eve gelip düşünürsün içinden "Evet abi, korkularımla yüzleşmem lazım, çok işe yarıcak kesin!" Sonra bok bok takılırsın korkumla yüzleşecem diye ne yapacağını, nasıl yapacağını bilmeden.. Nasıl yapacaksın hakkaten? Kitapta yaptığı gibi hamam böceğini yiyecek halimiz yok ya! 

Korkunla yüzleşmek demek aslında kendinle yüzleşmek demek, ki; ki; ki; ben hayatta bundan daha korkunç bir şey olduğunu hiç zannetmiyorum! 

 Seni sinsi, seni içerden içerden kaynayan, seni yokmuş gibi davranıp da aslında hayvanlar gibi orda durup duran hissiyat seni! 

Ütopik planım, resimdeki aynadan FEAR enstalasyonunun karşısına oturup gerektiği kadar kendimi seyretmek.. 10 dakka olur, 6 saat olur, yeterli erzak ile 3 gün olur, 5 gün olur... 
Bağrış-çığrış / kavga-dövüş / sakinleş / öpüş-kokuş... İşin bitince al eline kızılcık sopanı, kır aynayı parçala, kalk git evine ondan sonra.. 

Oh, dünya varmış! Aslında ne de güzel kelimeymiş.. topu topu 3-5 harf biraraya gelmiş.. 
Deeğ mi?

-Dahası için RYAN EVERSON
smile & receive

19 Şubat 2013 Salı

Ya ne göreceğidi?


Ama kalın kitapmış..

source
smile & receive

12 Şubat 2013 Salı

Of çok eğlendim! ^o^

Ben de pek tabi Ati'nin mesleği itibariyle garip müşteri isteklerine az çok aşinayım.. Bir çok reklamcı, grafik tasarımcı arkadaşımız da anormal müşteri taleplerine artık sinirlenemiyor bile.. 

Amma velakin hiçbirinden de böyle yaratıcı bir fikir çıkmamıştı.. 

İrlandalı iki tasarımcı Mark Shanley ve Paddy Treacy müşterilerinin en anormal taleplerini alıp, ironik posterlere dönüştürmüşler.. bence bu süreçte o kadar eğlenmişlerdir ki, sıradaki müşteri hangi yeni saçmalığı talep edecek diye heyecanla bekliyorlardır kesin ^_^

          - "Şimdi çok daha iyi gözüküyor, sizce de öyle değil mi?"         
  - "Bir yazı karakteri yerine gerçek bir logo yapabilir misiniz?

"Rengi gerçekten sevdim ama değiştirebilir misiniz?"                         
"Resmi internetten alsak olmaz mı?"

        - "Hedef kitlemiz sıfır yaş ve üstü erkekler ve kadınlar"    
"Resimdeki kadın 300 kalori yakıyormuş gibi görünebilir mi?"

                  - "Domuzu biraz daha seksi yapabilir miyiz?"                  
"Sevdim fakat kar biraz daha sıcak görünebilir mi?"

               - "Kırmızının Noel için doğru renk olmadığını düşünüyoruz"                                       
"Logo'yu daha büyük yapın"         

Proje Dublin'deki The Little Green Bar, Cafe & Gallery'de sergileniyormuş..  Geliri de bir çocuk hastanesine bağışlanacakmış.. İnsanlık ölmemiş lo! Oralarda olan varsa gitsin :D 


Daha fazlası için ise TIKINIZ

kaynak - IGNANT
smile & receive

11 Şubat 2013 Pazartesi

Oy Fasulyah!

Yine mi sinirliyim? 
Evet!
Niye mi sinirliyim?
Evet!
------


Hayatımda hiç kuru fasulyah pişirip pişirmediğimi hatırlayamiyordum.. ta ki bugüne kadar! aylardır niyetlenip, her akşam fasulyahları suya koymayı unutmaktaydım.. esrarengiz bir şekilde dün unutmadım ve sabah kalktığımda fasulyahlarım kafam kadar olmuştu.. adete minik birer yaratık gibi.. sürecin geri kalanının nasıl tamamlanması gerektiğini okuldaki güvenilir örtmen arkadaşlarıma danıştım.. çok kolay bişeymiş gibi anlattılar.. saatlerdir uğraşıyorum, devamlı suretle fasulyahlar pişme halinde.. çünkü sürekli çok pişirmem tembihlendi.. 

Sorun şu ki; fasulyahlarımın kabukları kalkıyor!!!! dını nı nıııınn!! 

İşte bu çok kritik gelişmeyi gözlemlediğim anda hatırladım ki ben daha önce de kuru fasulyah pişirmiştim! aynı şekilde nalet kabukları kalmıştı.. öfkemden koca tencerenin kabuklarını ayıklamıştım.. bok iş.. bi daha asla yapmam! şimdi nimete küfrediyoo hooaaa demesinler diye ulu orta yazmak istemiyorum ama sağlam yardırıyorum fasulyahlara saatlerdir.. acaba en ucuzunu alıyorum diye mi böyle oluyor? kuru fasulyahın ucuz bişey olması gerekmiyor mu? pahalısı niye var ki zaten? cahilsem cehalet ateşimi söndürün! yangına körükle gitmeyin, basit bi tarifle gelin! 

Bi de bugün zaten okulun ilk günüydü.. yani sevimsizlik diz boyu! 15 tatil dediğin benim için 15 günlük bir camışlık süreciydi.. çok memnun kaldım.. yataklarda, halılarda, koltuklarda döne döne bir hal oldum.. pazartesiler de, ilk iş günleri de, fasulyahlar da Oyyyyy 2.5 leraaa!! şıkıdımşıkıdım! 

Ps: Zeytinyağlı kuru fasulyah tarifi vermek isteyen cömert canolar buraya yorum atamadıklarından dolayı, envai çeşit sosyal medya platformu ya da mail yoluyla tariflerini bana ulaştırabilirlerse çoh eyi olur çoh da gözel eyi olur taam mı!.. 

Aslında tek istediğim; o kabuklar niye çıkıyor abi?? 
Seksi mi lan benim fasulyahlarım!!

smile & receive

7 Ocak 2013 Pazartesi

2013 yılının ilk en süper girişimcisi!

Reklamın kralını yapıcam, DİKKAYYT! 

İşte karşınızda hem güzel, hem zevk sahibesi, hem de becerik abidesi kadim dostum Nora'nın bugün satışa çıkarmış olduğu acayip keyifli takılar!

Tasarımından tutun da aklınıza gelen gelmeyen her türlü malzemesine kadar her şeyi elleriyle seçip, yemeği güzel olsun diye başında bekleyen hanımlar misali tüm üretim aşamalarını kontrol edip, bi de tüm fıstıklığı ile mankenliği de kendi yapmış! O kadar da tatlı ki, görünce resmen yutkundum O_O

bunlar sadece birkaç tanesi.. dahası için bloguna gidin, gezin, görün, ondan sonra konuşuruz :P
BA-YIL-DIM! 

Fiyatları zaten çok uygun, bir de üstüne kargo beleş.. zilleri tak çikiçiki yap artık daha ne lan!

Bende yakında bissürüsü olacak, 
Herkes yakında çeşit çeşit takacak! 
Hadi bas şu linke de, bi tane de sende olsun!




smile & receive

3 Ocak 2013 Perşembe

Yılımızın Başısı!

Yeni yıla giricez diye her yıl 31 aralık stresi yaşamak diye bişey var; her zamankinden de manyakça fazla eğlenmek zorunda olduğunu sanmak, etc.  
Halbuki o geceyi mutlu hissederek geçirmek kafidir demekteyim şu an.. kasınca el-ayak dolanıyo, sıradan bir cumartesi kadar bile güzel olamayı veriyor yılınızın başısı.. 


Bak biz o kadar kastık da nooldu? 
Hiçbibok plan tutmayınca, saldık kelleleri sokaklara.. 
Ne kadar da mutlu olduk! Sanki 2013 biz mutlu olalım diye gelmiş! Hayret yahu!
Diyeceğim o ki;
Yılımızın başısını sıradan bir pazartesi akşamından çok daha keyifli geçirdiğimiz şüphesiz! 

bütün bir yıl pazartesi akşamlarım hiç sıradan geçmeycek diye sevinmekteyim şu an bile
^o^


smile & receive

31 Aralık 2012 Pazartesi

Another -

Happy New Year!


smile & receive

29 Aralık 2012 Cumartesi

DOGO DO-GO DO GO GO GO GO!

Çeşit çeşit tipi bi ofise toplayıp herkesi memnun etmek kolay değil.. bayaa bi hazırlık, türlü türlü geyik eğlence, büssürü hediye, su gibi alkol, güzel müzik, dens coşkusu blablabla lazım.. DOGO ekibi besbelli ki "biz bi partiye gitsek, ne olsa çok eğleniriz?" demiş, düşünmüş, taşınmış, çalışmış ve layıkiyle bi yılbaşı partisi organize etmiş.. tüm ekip o kadar eğlendi ki, konukların eğlenmemesi haliyle mümkün olamadı.. ne istesek yaptılar, bize de dağıtmak kaldı.. hatta galiba dağıtmayan kalmadı.. kıskıskıs :B


Hediye yüklü yılbaşı ağaaaçı! Vaa mı eli boş dönen? :P

Kankiteyteylerle teytey!

Tatlı DOGO çalışanlarıyla teytey!

karı koca teytey!


O maske mi bu maske mi teytey!

Maskelere boyut katmak!

Zıpla anasını satiim!  

Daha neler neler de, işinde gücünde insanlarız, fazla ayrıntıya girmek lüzumsuz!

İyisi mi DOGO'nun en az partileri kadar eğlenceli tasarımlarına bakak, INSTAGRAMdan, TWITTERdan, FACEBOOKtan takip edek, hergüne bi başka eğlence bulan BLOGlarında gezek, 
tey tey tey*


*bir halay kafasıdır gidiyor ama yok ki öyle bişey O_o

smile & receive

12 Aralık 2012 Çarşamba

When milady wishes a cigarette...

1930'larda yaşasaydım kesin böyle bi kadın olurdum..


2012'de ise böyle bi kadınım..


2013'e çıkabilirsek hayırlısıynan, bırakayım bari şu boku diyorum.. 

Aman yaaa! 

-_-

source
smile & receive

29 Kasım 2012 Perşembe

GÖĞÜR GÖĞÜR GÖĞÜRÜYORDUM

Göğün böğrüne 'Göğür' denir.. bilmiyodunsa öğren..

Bunlar da İzmir'in göğründen taşanlar..

Yaslan..


Göğüşürüz!

smile & receive

10 Kasım 2012 Cumartesi

"The Painting I Would Paint"

Ona bakarsan benim kafamda ne biçim bi ressam var; 
Gece gündüz en güzelini, en istediğimi çiziyor, boyuyor.. 
Bir gün o kafamdakileri gözümle göremeden ölürsem diye ağlayıp duruyorum, inanır mısın? 
Napsas??


source
smile & receive

2 Kasım 2012 Cuma

Sınırsız Tatil Hakkı

Olay tatilin başlaması ya da bitmesi değil.. Möhüm olan, söz konusu tatilde sana o mis gibi zamanı hatırlatacak kaç fotoğraf çektiğin.. benim elimde fotoğraflar olmazsa ne yaptığımı unutuyorum.. olacak ki bakalım, hatırlayalım, yaparken sıradan gibi gelen anlarımızın geyiklerini yapalım.. yani önce eğlen, sonra her şey bitince fotoğraflara bak, bi daha eğlen.. üstelik zaman sınırlaması yok.. istediğin kadar eğlenebilirsin resimlere baka baka.. vay anasını!

Diyeceğim o ki; bir sonraki tatile kadar beni idare edecek an(ı)ları arşivlemeliyim.. 

Haksız mıyım? haklıyım! hakkıyım! hakkım var, o hakka da taparım.. haklıyım, hakkıma tapan! istersem daha da uzatırım, o da benim hakkım.. kim veriyor  bana bu kadar hakkı? daha kaç hakkım var? hakkını yerim anam! Lan!





smile & receive

21 Ekim 2012 Pazar

Singing Skulls

Bu kafatasçılığın sonu nereye varacak bilemiyorum ama nerde skull görsek gözlerimizden kalpler fışkırmaya devam ediyor.. bugün gördüğüm bu kafataslarına da ayrıca bayıldım.. 

Cape Town'lu tasarımcı David Maclennan'a ait "Dead Like Disco" serisinden seçmelerim bunlar.. hepsini bile asarım; o duvar senin, bu duvar benim..





David abim bu çalışma için diyor ki; "A series of tributes to musicians who I would have liked to hear more from, but who passed away before their time."

Daha bissürü çalışması için sitesine bakabiling -->  David Maclennan


smile & receive

11 Ekim 2012 Perşembe

30 Years and Counting..

Ne zor büyüdüm lan ben!
Anca büyüdüm ama..
Büyüdüm mü lan ben?!
Haydaaa!

Sırf bundan 10959 gün önce doğdum diye, 
Şu arkamda bıraktıklarıma da bak sen!


smile & receive

9 Ekim 2012 Salı

Bir Takım Acaip Muhteşemlikler

Efterklang - Hollow Mountain

Yeni albüme terkedilmiş ve sopsoğuk bir kentte ses katmışlar renk katmışlar..
Ayrıntılarını ZulalK gayet güzel anlatmış.. Meraklısı tıklayıp okuyabilir..


smile & receive

8 Ekim 2012 Pazartesi

Why bana Whylar bana

Nö!
Bu blog unutulmadı.. 
Ancak şöyle bir şey var ki, artık bu kafa o kafalarda değil.. 
Bi takım renovasyonlara gitmek istediğim doğrudur.. lakin ki bir şeylerin bundan sonra nasıl olmasını istemediğini bilmek, nasıl olmasını istediğini de bilmek anlamına gelmez.. 
Ben zaten bambaşka ve gizli bir alemde misler gibi travmalar yaşayıp, ağzımdan çıkanı kulağım duymadan yazıyor ve kasım kasım kasılmıyorum..
Bu çocuğu da seviyorum nalet olsun, terkedemiyorum.. göya çok özgürüz ya burda, işte o özgürlüğün kendi kendine yarattığı sansür beni gerdi.. ben de, öncelikle sansüre sansür ulan diyorum ve blogumu yorumlara kapatıyorum.. Oh be! 
Bundan sonra da marcopaşa gönlüm ne zaman isterse o zaman tipini falan değiştiricem, takılcam işte bi sadeleşmeler, bisiktiringidinler etc. 

O zaman hala bu sularda yüzen zatlara iki soru çakıyorum burdan.. 
Aşağıdaki "Why"lara mantıklı birer "Because" ile gelin, gidicem Çankaya'da bi neoncu gördüm, kıpkırmızı neondan bir 100 yaptırıcam, neyse parası vericem, çok beğenirsem iki tane yaptırıp birini kendime alıcam, diğerini de kazanana vericem.. 

Halk: Are you serious?
Gutu: Hee hee, siriyız!



source


smile & receive

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Mirror Mirror Tell Us What We're Gonna Do With Ourselves


Maybe we're living somebody's dream


and


That somebody is maybe living our dream


so


We have to find that somebody


and


We should exchange our lives!


5 Ağustos 2012 Pazar

Tomorrow is the first day of the rest of my life - Remember This!

Elma suyumu da doldurdum.. o benim viskimmiş.. 

Müzik de seçelim.. Ok!

Ne kadar bariz bir dönüm noktasındayım hayatımın.. yarın 2 kişi o dönüşü gerçekleştireceğiz.. 

Heyecanlanmam mı gerekiyor Before'u terkedip After'a geçerken? 

Ne kadar farkındayım-z?

Kafamda kopuk kopuk o kadar çok hayal ve plan var ki, aslında hiç biri yok gibi.. 

Spontane gelişmeler mi kurtaracak bu ikinci devreyi de, hayatım boyunca hep olduğu gibi.. 

Yoksa bu sefer gerçekten planlı programlı hedef çizgilerimiz mi olacak hayatta? Hedefler doğrultusunda hareket etmek ne kadar korkunç! O kadar başarılı insanlar mıyız bakalım biz? Denemedim, bilmiyorum.. henüz şansımın yaver gittiği durumlar dışında çalışıp didinip sabrederek nihayete erdirebildiğim bir hedefim olmadı.. varsa da hatırlamıyorum.. kendimi hiçbir şeye adamadım..

Bi tane var aslında! Hayatımı Ati ile beraber geçirmek benim için tek gerçeklikti bazen ve özellikle bunun neredeyse imkansıza vardığı noktalarda.. Bi hedef denmez belki buna ama başka bir isteğim yoktu ve ne pahasına olursa olsun savaştım.. kazandık.. sonsuz huzur.. 

Demek ki neymiş, bir şeyi istemek ile o şeye özenmek çok farklı şeylermiş.. yarından itibaren döneceğimiz bu noktada hayata birçok cepheden savaş açmamız gerekecek.. hazır hissediyorum, umarım bu sebeptendir bu rahatlığım ve her şeyi doğal karşılıyor olmam.. heyecanlı değil, hırslıyım.. tüm zırhlarımı kuşanmış gibiyim.. o kadar ki, son ufunetimi atmak için saatlerce ağlayabilirim.. ne kadar da güzel!

Artık hoşgelsin; Ati, hayaller, savaşlar, hayatımızın ikinci yarısı ve barış ve huzur..

Hazırım.. olabildiğince, alabildiğince.. 




smile & receive

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Daily Bullshit

Ömrü hayatımın en gereksiz Temmuz'unu yaşıyorum.. Acilen Ağustos'a geçebilmem lazım.. ayın 25'ine kadar bir şekilde hayatta kalmayı başardım.. Bulduğum en iyi zaman geçirme yöntemi ise aşağıdaki gibi :-/

Kâh Woody ile,
Kâh Buzz ile,
Kâh ikisi ile beraber,
odada dönüp duruyoruz, uyuyup uyanıyoruz.. Onlar bariz sebeplerden ötürü fotoğraf çekemedikleri için ben karelerde yokum.. ama aslında tam yanlarındayım, benzer hareketler yapıyorum.. arada ekran başına geçip blög bakıyorum ya da dizinin yeni bölümünü açıyorum o kadar.. yoksa ben bayaa bayaa kediyim onların gözünde.. öyle miyim lan yoksa?! 
O__O

!

?

...

Kedi canımı benim! &?%0<&%!!!


smile & receive