27 Şubat 2012 Pazartesi

Gravity Stool

İnsan yaratıcılığı hakkaten sınır tanımıyor!
Nelerden de ilham alıyorlar şaşırıp büyülenmemek elde değil. 
Jolan Van Der Wiel isimli ve Hollandalı bu sanatçı da yer çekiminin her şey üzerindeki o çok kuvvetli etkisinden ilham alarak çok enteresan ve bir o kadar da çekici bir yöntemle tabureler tasarlıyor.
Yaptığı şey ise çeşitli boyutlarda mıknatıslar yardımı ile sadece bu tasarıma özel üretilmiş bir çeşit plastiğe önce can vermek sonra da onu tabure haline getirmek. Müthiş!
Buyrun gözlerinizle görün;



smile & receive

24 Şubat 2012 Cuma

Manic Panic Mania!

* Aman saçma sapan şeylerle uğraşıyorum ya! Nalet olasıca facebook oyunlarına o kadar fena sardım ki sanki hiç başka bi bok işim yok! Milletten çivi, matkap dileniyorum ya! sinirlendim!

* Neyse asıl mevzuya geleyim.. Birçokları biliyor ki Hesionka harika bir girişimcilik örneği sergileyerek ayaklarımızın dibine kadar o hep görüp de ayılıp bayıldığımız Manic Panic yarı kalıcı saç boyalarını ve onun yanında bi dünya muhteşem ürünü satmaya başladı.. Biz de Aslı ile balıklama atladık tabi.. derhal 5 renk boya sipariş verdik ve ulaşır ulaşmaz ilk olarak benim saçlarım üzerinde uyguladık.. tamamen bitkisel olan bu boyalar saça o kadar rahat uygulanıyor ki ve o kadar zararsızlar ki kıçınıza renk renk kına bile yakabilirsiniz arkadaşlar.. meh meh

Hangi renkleri mi aldık? Bakınız below, üstlerinde yazıyor.


* Hiç bir zamazingo ile karıştırmadan kutuyu açtığınız gibi eldivenleri takıp saçınıza uygulayabiliyorsunuz ve istediğiniz kadar saçınızda kalabiliyor.. Hesionka bana sar sarmala kafanı sabaha kadar öyle dursun demişti aslında ama ben elbette ki dayanamadım.. 2 buçuk saat kadar tutup duruladım.. uygulama ile ilgili ayrıntılı bilgiyi, ürünleri ve alışveriş detaylarını bu linkte bulabilirsiniz;  

* Gelelim benim saçıma.. saçımın kendi rengi üzerine hiç açma işlemi uygulamadan direk sürdük.. tabi ki saçım boya.. doğal renginiz üzerine yaparken daha koyu tutabiliyormuş.. rengin tambi cırtlak olmasını istiyorsanız uygulama yapacağınız bölgeye ya da tüm saça açtırma işlemi yaptırmanız gerekebilir.. ama aşağıda göreceğiniz gibi benim tonlarımda bir saç renginde gayet de başarılı oldu.. iş güç durumlarından mütevellit ben mecburen arkalara saklaya saklaya sürmesini istedim Aslı'dan boyayı ama yazın kafamı gökkuşağına çevirmezsem nolim! 

* Uyguladığımız boya Enchanted Forest. Sitede görünen örnekler şu şekilde;



Şimdi de bizim serüvenimiz;


Alüminyum folyo yardımı ile Aslıcığım beni boyayıp paketledi ^_^

2 buçuk saat sonra paketlerden çıkan sonuç ev ışığında bu şekilde;

Şu anki halim de bu şekilde kih kih :B

Tabi ki gün ışığında çok güzel parlıyor.. Ah keşkem boca edebileydim kafama! Sabredicem artık yaza kadar! >___<


Hadi benden bu kadar! Daha fazlasını sizleden bekliyorum.. Biz de yakın zamanda diğer renklerden seçtiğimiz bir tanesini Aslı'nın saçlarında deneyeceğiz.. Bakalım o nasıl olacak? Şimdi elimizde böyle bir fırsat varken siz de boş durmayın azıcık renklenin diyorum, gözlerinizden öpüyorum!


PS: Boya badana işlemlerini hiç hayıflanmadan keyifle yapan canım kankacığım Aslı'ya ve sonu gelmez sorularımıza hep yanıt veren ve biz boyamaya başladığımız andan itibaren süreci kilometreler öteden zevkle takip eden fıstıklı bebek Hesionka'ya very very special thanks'lerimi sunuyorum.. I luv you gızlar! 

smile & receive

20 Şubat 2012 Pazartesi

Gogh Büyüsü

Zaten bayılıyorum.. zaten büyülü.. 
Bir de üzerine böyle çalışmalar yapılınca Van Gogh eserleri iyice içine çekiyor insanı..
Elektrinnk müyendizi ve sanat düşkünü Petros Vreilles adlı bir abimiz, muhtemelen benim anlatsalarda asla anlamayacağım bir teknikle Van Gogh'un pek ünlü 'Starry Night' tablosunu bildiğin canlandırmış, hepten bir akışkan, yanar döner hale getirmiş.. 
Bana da izleyip "açeydim ellerimi, barnahlarımı beele beele süreydim üzerine" demek düştü.. 
Ha bi de dibim düştü! 


Buyrun;



source

smile & receive

17 Şubat 2012 Cuma

Dünya Kediler Günü ^_^

Bugün dünya kediler günüymüş!
Ömrümüz kedilerin içinde geçiyor, heberimiz yok yahu!
Tevekkeli sabahtan beri bahçede sarışın bir oğlan pisicik bar bar bağırıp duruyor, ne yaptıysak susturamadık sonra bastı gitti.. Zavallıcığa "Mart yaklaştı bağırırsın tabi!" tarzında hoş olmayan ithamlarda bile bulunuldu! Meğersem derdi başkaymış! ^__^

Ben de giderken benim bebelere yaş mama alayım bari.. napalım, giydirip gezmeye götürecek halimiz yok! 


^__^

Bir de bi şiir gönderelim pisiciklerimize


A Cat's Prayer - Author Unknown
Now I lay me down to sleep,
The kingsize bed is soft and deep
I sleep right in the center groove
My human can hardly move.
I've trapped her legs, she's tucked in tight
And here is where I pass the night.
No one disturbs me or dares intrude
Till morning comes and I want food.
I sneak up slowly to begin
My nibbles on my human's chin.
She wakes up quickly, I have sharp teeth
And my claws I will unsheath.
For the morning's here and its time to play
I always seem to get my way.
So thank you Lord for giving me
This human person that I see,
The one who hugs me and holds me tight
And sacrifices her bed at night.



smile & receive



15 Şubat 2012 Çarşamba

Tavan Topu

Böyle bebelerin yatağının üstüne takıyoruz ya zamazingolar, 
Dönüyolar renk renk! 
En son tabiki ben de bebeyken yatağıma takılmıştı o şeyden, adı neydi ya onun? 
Ulan almaya kalksam gidip saçmalıcam resmen. "hani böyle tepeye takılıyo bebeğin kafasında dönüyo ya, heh işte sizde ondan var mı?"
Neyse diyeceğim o ki; be o şeyleri çok seviyorum.. yatağında uzanırken güzel, renkli, sevimli şeylere bakmak bebelerin olduğu kadar bizim de hakkımız! Ebatlar da malum artık yetişkiniz, gidip döt kadar şeyi takacak halimiz yok yatağın üstüne, diye artık üzülmüyorum çünkü en beleşinden bir tavan süsü fikri buldumcuk! 


Konu gayet açık ve net olduğu için nasıl yapılacağını anlatmanın alemi yok.. Tek önemli nokta kafanız kadar büyük yün topları yapmak için biraz masrafa girmek ve hepsini birbirine eklemek için zaman ayırmak.

Fekat bittikten sonra tıpkı bir bebe gibi tavana bakıp gülümseyerek uykuya dalma garantisi bence kesinlikle var! Ben de bunu yapar tavana da takarım arkadaş! 

PS: Kedili evlere ayrı bir şenlik getireceği de aşikar!

smile & receive


10 Şubat 2012 Cuma

Sakallık!

Bunlardan yapalım DIY olarak, olma mı?
Kim takar yapsak bilemem ya da itiraf edeyim ben ortamına göre takabilirim.. o potansiyeli kendimde görmüyorum dersem yalan söylemiş olurum ki hiç adetim değil! -_-


Lise yıllarımda top sakalı çok severdim böyle bi entel hava katardı adama.. ancak bir erkek evladı olmadığım için bırakamadım haliyle.. dolayısıyla içimde ukde kaldı sakal.. 


Yani bu ayrıntıyı verdim, neden?
Neden?
Yapar da takarsam olur olmaz yerlerde böyle bi gazla, bilin ki olayın arka planı var, yargısız infaz yapmayın!


- Ben de mi hipzzterım lan yoksam?! O_o





Oh Yeah!

smile & receive

kaymak gibi kaynaklar: http://devinlyonsnichol.tumblr.com/http://www.thesun.co.uk/sol/homepage/news/3885935/What-a-beardo.htmlhttp://www.dailycandy.com/kids/los-angeles/article/89880/Beard-Halloween-Costume-Funny-Kids-Halloween-Costumeshttp://effyouitsmagic.wordpress.com/category/things-to-buy/

6 Şubat 2012 Pazartesi

Temiz ve net bir OHA!

Selam tüm Pazartesi mağdurları!
Azıcık kafa dağıtmanız için size bir fırsat sunuyorum şu an!
Ben başlıkta bir "Oha!" çektim..
Şimdi bu video klibi izleyin, sonra da sizden "Yok artık!"larınızı alayım..

OK Go - Needing Getting


smile & receive

5 Şubat 2012 Pazar

Daily Bullshit

Açım!

Eğer bir dana değilseniz bu saatte acıkınca (hemen saate bakıyoruz---03:27) yapılacak en mantıklı hareket elbette ki uyumaktır. Amaaaaaaa!!! Ama, eğer uykunuz yoksağğğ, o zaman nabacaksınız? İnsanlar blogları gezerken böyle mühim sıkıntılarına cevap bulmak isterler.. bilinçli bir blogger olarak size ivediyetle cevap veriyorum.. 
Bu saatte acıkan şişman bir kulsanız, zıçtığınızın resmidir! 
Pekiyy zıçtığımızın resmini kim yapabilir? 
Bu soruma cevap vermiyorum!
Pekiyy ben ne yaptım?
Derhal bir portakal yiyip sanki doymuşçasına anında bir sigara yaktım.. 
O da bitince üstüne varille su içtim.. 
Mutlu muyum?
Hayır.
Tok muyum?
Hayır.
Ama aç da değilim. demek ki işe yarıyor!!! 
Tavsiyelerime kulak verin! 

*Abidin'den bahsetmişken, geçenlerde Bornova Belediyesinin düzenlediği bir atölye çalışmasından haberim oldu.. Maske yapım atölyesi imiş.. 2 hafta sürecek olan atölye çalışmasında Abidin Dino ile ilgili bilgi verilecek, akabinde onun çizgisinde maskeler hazırlanacakmış.. ne olacak, ne bitecek hiç bir fikrim olmayabilir ama yine de başvurdum ve pazartesi itibari ile başlıyorum. açıkçası şu an tek derdim çalışmanın gerçekleşeceği yer olan Bornova Engelliler Merkezi'ne nasıl gideceğim ve Gaziemir-Bornova dolmuşlarının oradan geçip geçmediği.. bilen varsa söylesin! hele bir başlayayım da, gelişmeleri anlatacak ve yaptığım şaheserleri gururla burada paylaşacağım.. utanacak sıkılacak bir durum yok, hepimiz insanız! 

*Değerli bacolarımdan Doorstepping sayesinde tanıştığım Pinterest adlı sitede bu aralar bolca vakit geçirmekteyiz ahali olarak.. bilmeyen duymayan varsa derhal dahil olsun derim.. zira uzun zamandır bu kadar keyifli bir platform görmedim.. beni arayan olursa elbette ki Gutu adıyla oradayım.. ne olduğunu anlatmak istemiyorum çünkü üşeniyorum.. ben de bilmiyodum, girdim öğrendim.. tembellik etmeyin, girin inceleyin anlayın.. linkleri veriyorum.. daha ne yapayım! her şeyi ayağınıza istemeyin.. o kadar da bilinçli bir blogger değilim! 

Madem öyle (nasıl?!), Pinterestten bir görselle bu gecenin körü zırvalarından ibaret postu bitiriyorum. Bu görsel karanlıktan sonra en büyük fobim olan insanlarlan ilgili-alakalı. yanlış anlaşılmasın, insanları seviyorum ama bu onlardan korktuğum gerçeğini değiştirmiyor.. benden de korkan varsa anlayışla karşılayabilecek kadar da şahaneyim, bitaneyim, gözlerimden öperim! 




Çükübik not: Pinterest'e üyelik için davet gerekiyo sanırsam-summersun.. onu da bilin de sonra kükremeyin!


smile & receive

13 Ocak 2012 Cuma

Adem'in Çilesi


Gelmiş geçmiş sanat eserleri arasında en çok töşşenk geçilen bir fresk ile karşınızdayım bugün.
Sistine Chapel’in tavanını süsleyen Michelangelo’nun pek ünlü eseri The Creation of Adam –Adem’in Yaratılışı.
Yine Facebookta manasız manasız millet ne zırvalar paylaşmış diye bakınırken bu freskin bi parodisini gördüm, güldüm, ulan bitmedi malzemesi bu resmin dedim, sonra bir anda kendimi google semalarında buldum. Gördüm ki hakkaten millet baya abartmış bu işi.. eskiden de  Mona Lisa vardı böyle flash resim gibi bişey.. space tuşuna bastıkça memeleri açılıyodu zavallı kadının, biz de bütün o sübyanlığımızla eve kim gelirse gösterip ehehehe diye gülüyoduk..  sanat nereye gidiyor arkadaş!
Anyways, sağdan soldan topladığım The Creation of Adam parodilerinden bazılarını sizinle paylaşmaya karar verdim. Böylelikle beğendiklerimi birine gösterip “tipe bah, ahıhı” diye gülmek istediğim zaman aradığımı bulmam çok kolay olacak!

The Creation of Adam - Orjinal Michelangelo elinden çıkma

 Parodiler - Komiklikler 

The Creation of Billard

 The Creation of Art Theft

The Creation of Police Force

The Creation of Pastafarianism

The Creation of Stencil

The Creation of Mario Bros

The Creation of Pixel 

The Creation of Snoozing

The Creation of Green Parka
Esasen bu bir estetik cerrahının ofisinin asansörü imiş.. Adamdaki akla bak hele!

The Creation of White Man

The Creation of Facebook Timeline

The Creation of Homer Simpson

The Creation of Farting

 The Creation of Rock-Paper-Scissors

 The Creation of Weed

The Creation of Condom

Edit- Fertility Hollis'den gelen Yaradılış
The Creation of Hollywood


 Vee son olarak meda-i iftiharımız - The Creation of Yeni Rakı

Görüldüğü üzere modern toplum Ademi yaratıldığına bin pişman etmiş.. 
Eğer sizin bildiğiniz ama burada göremediğiniz güzel, komikli Adem'in yaratılışı parodileri var ise bana mail atabiling, ben de bu postu editleyip buraya ekleyebiling! 

Yaradana gurban! Muc Muc

Edit-  Aphraell'ciğim 9Gag'de konuyla ilgili bir çok görsel bulmuş.. Derhal buraya linki ekliyorum!
Buryun! - http://9gag.com/gag/1995425

smile & receive

6 Ocak 2012 Cuma

Çadır-t!

Hepinizin olduğu gibi benim de 2012'den beklentilerim çok yüksek.. Neyse ki yeni yıla girdiğimde de kafam o kadar yükseklerdeydi ki üstüme afiyet, bütün bir yılın öyle geçeceğine inandım birden.

Bloguma post hazırlamayı boşlama konusuna da gelecek olursak, artık bu konuyu çok da sallamamaya karar verdim.. yoh efendim yazmadık 1 ay oldu bişey yok falan, napayım yani.. olmayınca olmoyor diye bi laf var bildin mi? ben de o hesabım yani.. bunu kabul ediyorum artık.. tembelim, miskinim, bok tuzlamaktan acizim, olmayınca olmoyorum yani ama bütün bunlar sürekli mutlu olmama engel değil..

Amma da yerli yersiz mutluyum be atam!

Bugün yine feyvırıt online magazinim olan  XOXO The Mag de gezinirken acaip fantastiş bir çadır markasına rasgeldim.. Bilmeyenler, duymayanlar ve fazlacıktan parası olanlar için beğendiğim bir kaç çadırın resmini ve sitenin linkini koyucam.. Burdan görüp bilmemkaçyüzpapel verip alır da festivallerde artizlik yaparsanız oldukça kıskanıp saldırabilirim, o da bilinsin.

Marka FieldCandy.. Adı da pek guzel.. Bunlar da günün birinde kırbacı vurmak istediğim çadırlar;

Kitap kurdu kuşu.

Röbötix

Espri de yapıyor yau! Yirim >.<

Gappüz! Şlop Şlop! 

Şimdi gittin Rakınkoka diyelim, kurdun bunlardan birini, hiç ortamlara gireyim derdin olmaz, bilakis ortam ayağına gelir icabında.. Takıl bunun etrafında, sükse yap, milletle kaynaş, arkada dımtıs dımtıs... 

Ha, kaç papel derseniz, söyliyim 700 ila 1500 döler! Muck! 

Şimdilik bu kadar babies and gentlemen. Giderim, sigaramı yakarım, keyfime bakarım!





smile & receive

21 Aralık 2011 Çarşamba

Ravello - Salerno - Napoli

Zor iş burdan anlatması.. Şimdi merak edenleri etrafıma toplayıp oral yoldan anlatmak muhakkak daha kolay olurdu ama yok işte hayat o kadar kolay değil.. Yazıcaz.. 
Mümkün olduğunca özet geçip fotoğrafçaya geçiş yapıcam işallahütealaohnealamemleket!


Bir proje toplantısı kapsamında geçen hafta İtalya'daydım ve benim için oldukça özel geçti.. İtalya dediysek bütün çizmeyi gezmedik elbet. Öyle toplantı mı olur lan?! Başlıktan da anlaşılacağı gibi güney kısmından Ravello ki 3 gün burda geçti, Salerno ve bonus olarak Napoli.. 


İlk söylemek istediğim şu ki, arkadaşım hiç yeni bina yapmadan, sadece o eski ve görkemli yapılarda bir hayat sürdürmek nası bişey yahu! kendimi bi Oblivion bi Skyrim oyunlarına girmiş de orda öyle avare avare etrafa bakınıyor gibi hissettim.. Fevkalede!


İtaliano insanları çok sevecen olup özellikle erkekleri İzmir'in kızlarına taş çıkarır. Kızlarında öyle ahım şahım bi tip göremedim.. İngilizce bilen insan çok fazla yoktu benim bulunduğum yerlerde ama bileni de dinlemek kadar keyiflisi yoktu.. Youtube'da izlediğimiz bütün o İtalyan aksanı vidyoları gerçekmiş meğersem. İlk başta anlamak zor oluyor o aksanı ama illa ki alışıyor insan hatta taklit etmeye bile başlıyor bi süre sonra.. hani ortama sevimlilik katma maksatlı.. 


Yemekleri çok tuzlu olmakla beraber genellikle benim ağız tadıma uygundu.. Bol soslu makarnalar, incecik bol peynirli pizzlar, kocaman öğünler, leziz peynirler ve ah o şaraplar! Birçokları için mükemmel olan kısmı ise her ortamda karşıma çıkan envai çeşit tatlılardı. Ben bir tuzlu insanı olarak çok yiyemedim ama yediklerim hakkaten bellisimo idi!


Toplantılar ve korkunç derecede yağmurlu ve fırtınalı havadan kelli çok istediğim gibi gezip tozamadım ve fotoğraflar hep kaşla göz arasında çekildi ama olsun, anı anıdır.. Yanımda getirdiğim en mötteşem ganimet de Limoncello mucizesi. Özellikle Ravello bölgesi limon yetiştiriciliği ile ünam salmış olup Limoncello denen içki hemen heryerde bulunuyor ve yemeklerden sonra birer shot olarak ikram ediliyor. Tadı bildiğimiz limonatanın bol alkollüsü gibi.. arka arkaya atılan 7-8 shot sonrasında şaft kayması yaşatan bu bol şekerli içkiyi ilk gördüğünüz yerde alın, için derim.. 


Hadi fotolar!! 
Buona Sera!

Ravello
 Yerel bir Restoran, Cumpa Cosimo
 Ulan bi fotoğrafım olsun telaşı!
 Hotel Graal
 Ravello

Villa Rufolo - Ravello
Villa Rufolo'nun meşhur bahçesi
Mis kokulu mandalin ağaçları İtaliano abimizi cezbeder..

Salerno is ready for XMas!

Napoli
Gesu Nuovo - New Jesus

Falsolu
New Year Resolutions
Gündelik işler
 Gökkuşağıyla yakınlaşma
Arrivederci!







smile & receive