Bazı çalışmaları gördüğü anda insan suratına durduk yerde bir tokat yapışmış gibi hisseder ya, heh, işte o çalışmalardan biri de bu ve buradaki insan da benim.. halbuki ben bahar sarhoşluğunda mutlu mutlu takılıyorum epeydir.. yanılgı ise mutlu olduğumu sanmam değil, derinlerde takılan tiplerin yüzeye çıkmasının mutluluğumu bozacağından korkmam..
Halbüsü, yoh öyle bişey.. mutluluk bütünü benimseme hali aslında, zannımca, kanımca, karınca, kararımca..
Tüm karıncalarımı sevsem diyorum?
Hani anlatırsın, anlatırsın karıncalarını, onlar da derler ya; "Korkularınla yüzleşmen lazım bla bla bla, bik bik bik!" Sen de eve gelip düşünürsün içinden "Evet abi, korkularımla yüzleşmem lazım, çok işe yarıcak kesin!" Sonra bok bok takılırsın korkumla yüzleşecem diye ne yapacağını, nasıl yapacağını bilmeden.. Nasıl yapacaksın hakkaten? Kitapta yaptığı gibi hamam böceğini yiyecek halimiz yok ya!
Korkunla yüzleşmek demek aslında kendinle yüzleşmek demek, ki; ki; ki; ben hayatta bundan daha korkunç bir şey olduğunu hiç zannetmiyorum!
Seni sinsi, seni içerden içerden kaynayan, seni yokmuş gibi davranıp da aslında hayvanlar gibi orda durup duran hissiyat seni!
Ütopik planım, resimdeki aynadan FEAR enstalasyonunun karşısına oturup gerektiği kadar kendimi seyretmek.. 10 dakka olur, 6 saat olur, yeterli erzak ile 3 gün olur, 5 gün olur...
Bağrış-çığrış / kavga-dövüş / sakinleş / öpüş-kokuş... İşin bitince al eline kızılcık sopanı, kır aynayı parçala, kalk git evine ondan sonra..
Oh, dünya varmış! Aslında ne de güzel kelimeymiş.. topu topu 3-5 harf biraraya gelmiş..
Deeğ mi?
-Dahası için RYAN EVERSON
smile & receive

























