24 Mayıs 2012 Perşembe

Daily Bullshit

Geçen günlerde;


Yeni gözlüklerime numaralı camlarımı taktırdım!


Redbull'un motorcu şeysine gittim.. 

Çimlere serildim, kalabalığı izledim

Havada uçan adamlar gördüm!


Sonuna kadar izledim.

Bi kongreye gittim.

Yıllar sonra Asansör'e çıktım!

Tepeden manzarayı çektim.

Gezmelere nokta koyup geç kalınmış bi kipatı daha okumaya başladım.

Başka da bi numara yok bu aralar.
Öberim!

smile & receive

17 Mayıs 2012 Perşembe

Orada Olmayan Ampül(!)




smile & receive

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Cloudporn'un Kralı Burda!

Günümün önemli bir bölümü bulutları seyretmekle geçiyor.. özellikle evden işe - işten eve gidip gelirken dolmuşta geçirdiğim vakit benim için çok eğlenceli.. çünkü her gün 40+40=80 dakika boyunca kimseyle konuşmak zorunda olmadan müzik dinleyip gökyüzünü seyredebiliyorum.. tek korkulu rüyam bir "tanıdık" ile aynı dolmuşa binip ona laf yetiştirecem diye bu ritüeli kaçırmak zorunda kalmak..
Etrafımdaki insanlara "bugün gökyüzü aciip güzel, şu bulutların şekline, güneşin ışık oyunlarına da bah hele" demekten kendimi hem alamıyorum, hem de bunu yapmaktan bi bakıma da içten içe nefret ediyorum.. 
"Tepende çıldırmış bir dünya var! kör müsün? neden benim dürtmem gerekiyor seni?" 
Elbette ki mevzuyu "herkes en az benim kadar keyif alacak bulutlara bakmaktan, yoksa defolsun!" seviyesine getirmiyorum.. Mümkünse benden daha tutkulu olun ki bana yeni bilgiler, fotoğraflar, kaynaklar sunun! Muwahaha!!
 
Neyse, gelelim muhabbetin 'ne alaka?!' kısmına.. 
Aslına bakarsanız birçok insanın içindeki, o çocukluğumuzdan kalma bulut sevgisinin son dönemde sosyal medya araçları ve özellikle de Instagram uygulaması ile bayaa bayaa ayyuka çıktığını düşünüyorum.. Açıkçası kimse eskiden sağda solda gerine gerine bulut ya da gökyüzü fotoğrafı paylaşmıyordu.. Artık öyle değil.. güzel bir gökyüzü fotoğrafı bir çok sosyal ağ uygulamasında takipçi sayınızı bir anda coşturabiliyor.. 
Peki bu kötü bir şey mi? Ben bundan rahatsız mıyım? 
Elbette ki hayır! tam tersi, bu durumdan oldukça keyif alıyorum.. her gün kendi dünyamın göğünde olup bitenler dışında elalemin bulutundan da haberim oluyor, onu da görebiliyorum, layk edebiliyorum.. 
Layklarım gökyüzünün oyunlarına feda olsun!
Bugünleyin de bu işe iyice kendini kaptırmış bir topluluk buldum internetin serin sularında gezerken.. Topluluğun ismi The Cloud Appreciation Society. Daha ismini okuduğum anda ısınıverdim.. Dünyanın envai çeşit noktasından bulut fotoğraflarının paylaşıldığı bu topluluğun kendine ait bir Manifestosu bile var.. Gökyüzünün bulutlar olmadan ne kadar da boş, tekdüze olacağını ve bulutların doğanın şiiri niteliğinde olduğunu, dolayısıyla bunu farketmenin insanlar için önemini vurguluyorlar..
Eğer aranızda bulutlara bakmaktan ve bulut temalı ürünlerden keyif alanlar varsa, mutlaka bu topluluğa bir göz atsın derim.. Bulut fotoğraflarını kategorilerine göre inceleyebilir, gökyüzünde daha önce hiç görmediğiniz bulut türlerine bakarak 'vay beaaa!!' diyebilir, yine site üzerinden satışı yapılan bulut temalı ürünlere ve kitaplara bakabilir, bundan sonra topluluğun her türlü bulutsal paylaşımından haberdar olmak istiyorum derseniz, facebook sayfasından topluluğu Like edebilirsiniz.. 

Havalar da hazır yağmurluyken, bulutların keyfini çıkarın diyorum ve artık öbüb kaçıyorum..

smile & receive

11 Mayıs 2012 Cuma

Ömrümü Adayasım Var!


Derinlerde bi yerlerde, 
Hatta;
"Somewhere between waking and sleeping"
Hatta hatta;
Belki de pantulumdaki sökükten, 
Hissediyorum, çıkacak!
Ya zabırrr..sızzz..gırrr!!! Hadiieee!!




smile & receive

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Woof Woof!

"People, what a bunch of bastards!"
                                         The IT Crowd



Çok sinirlenince havlayasım geliyor.. Bayaa bayaa! Nedir?


source


smile & receive

30 Nisan 2012 Pazartesi

Ben Nerde Yanliş Yabdim?

Ne umdun da ne buldun bre dangoz?


Birçoklarınızın bloguna abuk subuk google arama kelimeleri ile ulaşan oluyordur ama bu sefer hakkaten güldüm yahu! Ne zamandır "bakem, ne yazmışlar da gelmişler haçanlar bloguma" demiyordum.. Sağlam malzeme birikmiş!


Saçmalardan seçmelere buyrunuz!


- all time favorite -> "ishal bok" 
Nalet olası bi zıçan adam postu yüzünden bu zaten muhakkak var.. Millet ne bok meraklısıymış arkadaş! 
"yau neymiş o merak ettim" ya da "özledim, bir daha göresim var" diyenler varsa eğer, alın siz de bakın, adamcağızı az afişe etmiştim zaten!


-"rakı döner" Eee? Ne demek bu allasen? 


-"dana hayvan" Üstüme alınmalı mıyım?


-"bira ile saçımı" Yüklemsiz cümle.. Cık cık cık.. Hayır, ben bir kaç yüklem düşündüm de sizin yaratıcılığınıza bırakmak istediğim içünleyin yazmıyorum :B


-"canlı cansız manken" O da allah kuludur, ister çamurdan olsun!


-"imam in turkey" İşte bunu yazıp da gelen bayaa bi hayal kırıklığı yaşamış olmalı!


-"gerçeğe yakın fake fotoları" Neyin? Kimin? Neden gerçeğini aramıyosun? Maldonado!


-"gutler" Buyur? O_o


Gerisi bayaa kasımpaşa.. bir daha yazıp iyice odak haline gelmiyim diye eledim.. Hem ergeni var, çocuğu var, ahlak zabıtası var.. "Bu memlekette sansür yok mu lan!" tarzı kükremelere pabuj bırakmaya gerek yok dedim.. 


O değil de, bütün bu arama kelimelerini bloguma çektiğim için, "ben nirde yanlış yaptım?" türküsünü çığırdım az evvel.. Sonra farkettim ki blogun banner'ında bile "bu blog bullshit içermektedir" yazıyor..


Oraya nal gibi yazarsan bullshit diye, "Ya ne olacağıdı??" diye sormazlar mı sana Gutu? Ha! Cevap ver! Ya ne olacağıdı?!


Fök!



smile & receive

11 Nisan 2012 Çarşamba

Peynir Gibi Eriyorum!

Başlıktan kısmen belli bu post'un amacı.. Yoğun istek üzerine ayrıntılarla beraber yaz için gaz vermeye geldim! 

Ara not: Fon müziği olarak kendime Air'ın son albümü olan Le Voyage Dans La Lune açtım.. bu ara bu da fena sardığım albümlerden biri. Bakalım albüm bitene kadar post bitecek mi? Deney başlasın!

Efenim gelelim asıl mevzumuza.. Bendeniz kendisi askerde olup ne yazık ki her geçen gün kuşa dönen bir herüfün karısıyam ve azımzanamayacak miktarda fazla kiloya sahibem.. dolayısıyla Ati'nin dönmesine son 6 ay kala, zayıflayıp poroporsoyon olarak kendimi koceymle yeniden denkleştirebilmek adına bir diyet gazına geldim ki o kadar olur..

Ne kadar mı olur? Cevap veriyorum; İki ayda 8,5 kilo kadar! 

-insert*alkışkıyamet*here-


Evet, yeterince takdir gördüysem şimdi ayrıntılara, ne yiyip ne içtiğime geçelim. 

Sabah
*2 insan dilimi ekmek
*Evde hangi peynir varsa ekmeğin aldığı kadar peynir
*Haftada 3-4 defa haşlanmış, tuzlanmış, karabiberlenmiş yımırta
Ben bir Vegi olduğum için sıklıkla yumurta yemem gerekiyor. Aslında baya işime de yarıyor diyet boyunca. Oldukça tok tuttuğunu elbet ki biliyorsunuz. 
*Kahvaltı sofrası çok yavansa 1-2 adet zeytin. 
*Biber, maydonoz, domates, hıyar gibi çeşitli zararsız gıdalar. 


Ara 1-2 ve 3
Açıkçası ben yumurta yediğim günler bırakın ara öğünü, öğle yemeği bile yiyemiyorum akşam üstüne kadar ama yanlış tabi bu.. yapmayın siz öyle.. kalem kalem ilerleyin he mi!
*1 porsiyon meyve 
           ya da,
*Birer veya ikişer adet (açlık durumuna göre) kuru kayısı/kuru incir/ceviz vb. 
Bi avuç leblebi de iyi gidiyor.. İnsan kendini bişey yemiş sanıyor hakkaten leblebi yedikten sonra.. Mide kandıraçı :B
Şunu da eklemeliyim ki, ceviz denen gıda yalnızca beyine benzemiyormuş arkadaşlar! Bunun yanı sıra inanılmaz tok tutan bişeymiş ve ben bunu daha yeni farkettim.. bugüne kadar "ceviz sevmem ben yeeaa!" diye artizlik yapardım ve yemezdim.. Ne biçim bi artislik artık, kime ve niye yapılır bilmiyorum ama öyleydim! Şimdi sizlere cevizin bi mucize olduğunu haykırıyorum.. YEYİN! Gorkmayın.. ağzı olan konuşmayı pek seviyor.. yok efendim ceviz çok kalorili blablabla! Yahu kalorili eyvallah da, ceviz kavurma yapıp akşam yemeği diye de yemiyoruz ki arkadaşım! yiyeceğin 3-4 parça ceviz içi.. Bak sinirlendim gene boş boğazlara! Bazı insanların ceviz kadar beyni yok sevgili skinny adayları.. sakın diyetiniz esnasında bu tiplere prim vermeyiniz.. 


Öğlen
Dediğim gibi ben vejetaryen olduğum için öğle ve akşam yemeklerimde sadece sebze ve bakliyat var. Bunların yanı sıra siz pek tabi ızgara tavuk-balık ve et tüketebilirsiniz. Abartmayın ama.. Sebze gibisi yoh!
*Yarım kase çorba (ben genelde yayla ya da mercimekten gidiyorum)
*Bir esnaf lokantasına gidip "az fasulye" ya da "az pırasa" dediğinizde tabanıza koyacakları miktarda sebze yemeği ya da bakliyat. Çünkü neden? Azı karar çoğu zarar. Tabii!
*Mümkünse her öğünde bol salata ve yoğurt. Yoğurdun yağlısına yağsızına kasmıyorum. Zira kişi kassa da 2 ayda 8,5 kilodan daha da fazla verilebileceğini sanmıyorum.  Tercih!
*Bazen sadece çorba ve salata yiyiyorum.. hatta çorba-sebze-salata-yoğurt dörtlüsünü çok nadir bir arada görüyorum.. neden derseniz bir süre sonra son derece az gıda ile neredeyse patlayacak kadar doyar hale geliyor bünye. Zavallı midelerimizi işkembeye çeviren de yine biziz! *hüngür*


Akşam
Genellikle öğle ile akşam yemeklerim neredeyse aynı.. Burdaki en möhüm nokta ise, akşam yemeğini en geç 6, hadi bilemedin 6 buçukta yiyip biriyor olmak! "Yoh abi ben oturuyom gece 3'e kadar" diyosanız eğer biraz daha geç saate kaysın hadi artık ne diyim!
---
Öğle ve akşam yemeklerinden 2 saat kadar sonra da mutlaka ara öğün olarak yukarıda yazdığım tipte şeyler yiyin.. yukarıdakilere ek olarak ben çok nadiren de olsa süt içtim.. genelde portakal özellikle akşam yemeği sonrası ara öğün olarak beni iyi idare etti. Yaz geliyor, meyveler çoğalıyor.. artık içi pörsümüş portakallardan yeni nesil meyvelere geçiyorum yavaş yavaş. Demek istediğim şey, gece ara öğünü için en uygun gıda, meyve. 
---
Bütün bunların dışında; sıfır şekerli çay-kahve.. çok delircek gibi olunca şeker yerine bal kullanın. bol miktarda su.. su içemeyengillerdenseniz kendinize derhal bir matara edinin ve evde sürekli onunla gezin.. ortam müsaitse işe de götürün.. beni tanıyan herkes benim turuncu şapşi mataramı bilir.. yolculuğa çıkarken bile yanıma alıyorum.. Kedilerin sürekli su bardaklarımı devirip kırmasından bunalan sevgili dostum Nora hediye etmişti mataramı ^_^

Haftada bir öğün, yine insan kılığından çıkmayacak şekilde bir serbest öğün hakkınız olduğunu bilin ve o hafta canınız ne çektiyse haftasonu onu mutlaka tüketin.. Genelde hatun milleti tatlıkolik olur.. bu öğünü şükela bir tatlı ile de değerlendirebilirsiniz. 
Ben ne mi yapıyorum? Efenim ben tatlıdan ziyade ömrünü tuzlulara adamış bir insan olduğum için hakkaten hiç tatlı yemedim 2 aydır.. Hiç tatlı komasına falan da girmedim ve sanıyorum ki sık sık yediğim kuru kayısı ve incirler benim tatlı ihtiyacımı karşılıyor. Açıkçası serbest öğünlerimi çok güzel değerlendiremedim.. hep yalan oldular.. mesela bi hafta sonu çok içki içtim ve onu serbest öğüne saydım.. ya da bi kere annem enginar dolması yapmıştı.. 1 tane o dolmadan yedim ve içinde haliyle pirinç olduğu için kendime kızıp o dolmayı serbest öğün ilan ettim. böyle aptal aptal şeyler yüzünden oturup şöyle afiyetle bir öğün yemişliğim 2-3 kere falandır. Daha yüksek performans için her gördüğünüze atlamayın derim.

Diyete başladığımdan beri hiç mi hiç bira içmedim.. başka ne varsa içtim gerçi ama olsun.. bira mayalı.. tü kaka! bu da bira değil şişede Mojito.. Ne kadar da diyet, de mi! :D Olsun, serbest öğün niyetine! 

Mutlaka haftanın bir günü,  (muhtemelen herkesin pazartesi olacak bu ^_^ ) sabah aç karnına, çişinizi neyinizi yaptıktan sonra, iç çamaşırlarınızla ve sadece kendi tartınızda tartılın. 
Kaçamak yapmayın.. bir kez kaçamak yaptığınız zaman o diyetin ömrü taş çatlasa 10 güne düşüyor.. ama o ilk birkaç kaçamak anını bastırdığınız zaman bir daha o diyeti bozamıyorsunuz kolay kolay.. insan emeğine kıyamıyor.. 

Kendimi nasıl motive ettim? özellikle ilk haftalarda ağzıma layık ve oldukça yaramaz mamalar karşıma çıktığı zaman kendi kendime hep "Sadece 6 ay senden uzak kalacağım, ondan sonra yine ne istersem yiyebileceğim" diyip durdum.. Siz de ideal kilonuz her ne ise ona ulaşana kadarki süre boyunca tadını zaten gayet iyi bildiğiniz yaramaz mamalardan tüketmeyeceğinize dair kendinizi motive edin. Yahu hiç yemediğiniz şey mi sanki! Koskaca ömrünüzün 3-5 ayı yemeyeceksiniz sadece de mi ama?

---
Ulan ne yazdım be! Neredeyse special thanks'i unutuyordum. 
Efenim bu diyete başlamamda ve bu derece motive olmamda bana acayip derecede faydası dokunan bidenecik pembelimon'a huzurlarınızda teşekkür etmek isterim.. ilk haftalarda birbirimize her yediğimiz şeyin fotoğrafını çekip yolladık ve motivasyonumuzu yüksek tutacak bi dünya diyet sohbeti yaptık.. insan böyle bi tribe girince karşısındakine yönelik bir sorumluk hissetmeye başlıyor.. gidip de kocaman pizza fotoğrafı yollayamıyosun, haliyle gidip sebzeni yiyiyosun.. böyle bitakım atraksiyonlara girerseniz işinize gerçekten yarayabilir.. fikir olaraktan onu da şeeedeyim dedim!
---
Yeter gari! hadi gidin zayıflayın şimdi! bu yaz şişman kimseyi görmiyim valla lömbür lömbür kollarına şaplağı basarım! 
Ben de aynı bu şekilde bi 4 ay daha devam edeceğim.. 2 yıl önce Nora ile bi and içmiştik.. gecikmeli de olsa sözümü tutup bu yaz skinny olacağım.. 

Yahu skinny olmaz, ideal kilo olur! o noktaya bi gelelim de!

dip not: Air'ın albümü 3.ye çalıyo.. o derece adadım kendimi insanlığa!

Hadi bi de İzmir, Kordon manzarası size.. Mis gibi, fresh! Öberim!


smile & receive

29 Mart 2012 Perşembe

Any pill recommendations? I'm gonna take it!

Hiç adetim değildir ama;
Olur öyle bazen!

Şu an aynı böyle hissediyor;

ve bunu yapmak istiyorum!

Ancak biliyorum ki sonu bir yere varmayacak.

Öyleyse hep beraber ergen gibi depresyona girmeye "HAYIR" diyor;
... ve bu şeytani hislerimizden kurtulmak ve mutsuzluktan keyif almak için tüm bu görselleri arakladığım bu şükela blogun keyfini çıkarıyoruz.. hadi bakalım canlar, ciğerler.. sıkmayın bakiiim canınızı.. dedik ya; olur öyle bazen.. hep bu Merkür ipnesi yüzünden, hep!
source

smile & receive

23 Mart 2012 Cuma

Let's go wild!



Madonna'nın "mdma" tadında olacağına inandığım  MDNA adlı son albümündeki "Girl Gone Wild" şarkısının klibini az önce izledim. 


Valla ne yalan söyliyeyim, etkilenmemek pek mümkün değil! :B


Hadi izleyin bakem!


* 7 Haziran Perşembe günü en önün bile en önünden, en wild halini göreğiz umuyoruz ki yavrum, bacım, Madonnacım! 


smile & receive

19 Mart 2012 Pazartesi

Still Got the Greens!

Nerdeyse 1 ay oldu.. hala araya attırdığım yeşilerle prim yapıyorum ayol!
Ben açıkçası 4-5 yıkamada gider diye düşünüyodum ama gitmiyormuş!

Artık aksın da mor yapayım diye bekler oldum billöh! 
Hala "neymiş ki bu yeaa?!" diyeler varsa aranızda alın size linko linko ---> Kozmoz by Hesionka

Ha bi de artık ilan edeyim gencolar; 7 bıçık kiloyu tam 6 haftada bünyemden zeyktir etmiş durumdayım. daha yolum uzun ama hırslıyım, kararlıyım.. gizliden gizliye yaptığım rejimim nihayete erince burada epik bir "Nasıl zayıflayıp kuşa döndüm" postu hazırlayıp tüm tombiklere gaz vereceğim.. bu da takriben 2-3 aya denk düşecek zannımca! Fök! >__<

Yokluğumda neler yabdım?
Elle tutulur bir şey yapmasam da Pinterest (evvelden de dediydim bunu) ve Soundcloud zamazingolarına sardım. internetin civcivli alemlerinde dolandım. Pinterest'te nerde bişey görsem şak diye board'larıma yapıştıran, Soundcloud'da ise sevdiğim müzikleri dinleyip hiçbir sound paylaşımında bulunmayan bir karakteri oynuyorum. Baktım bir kaç arkadaşım çoktan üye olmuş bile ama hiçbirini takibe almadım, herhangi bir sound paylaşmadıkları sürece de almayacağım  sanırım. Kalabalığa gerek yok, maksat mözük dinlemek. Yani  aranızda kullanıcılar varsa beni de eklemenizin lüzumu yok :B 

Tabi ben yine de linklerimi vericiim..  kıh kıh!

Pinterest account: GUTU


Soundcloud account: Gutuvonka 


Ve still green saçlarım;



   
Öyle oda ışığında gözünüze ezik gözükmesinler, güneşe çıkınca ne biçim de parlıyo yeşil yeşil! Bugün işyerindeki hizmetli bile "hocam senin saçın yeşil mi yauu?" diye garipseyerek sordu.. hee, dedim. Eyle! 


-Yahu unutuyodum; bi de Skins izledim hayvanatlar gibi 6 sezon birden! 
Yorumum da şudur ki; 


İngiliz ergenine gurban olam! 
Varam Bristol'da ergen olam!


Cheers <3


smile & receive

27 Şubat 2012 Pazartesi

Gravity Stool

İnsan yaratıcılığı hakkaten sınır tanımıyor!
Nelerden de ilham alıyorlar şaşırıp büyülenmemek elde değil. 
Jolan Van Der Wiel isimli ve Hollandalı bu sanatçı da yer çekiminin her şey üzerindeki o çok kuvvetli etkisinden ilham alarak çok enteresan ve bir o kadar da çekici bir yöntemle tabureler tasarlıyor.
Yaptığı şey ise çeşitli boyutlarda mıknatıslar yardımı ile sadece bu tasarıma özel üretilmiş bir çeşit plastiğe önce can vermek sonra da onu tabure haline getirmek. Müthiş!
Buyrun gözlerinizle görün;



smile & receive

24 Şubat 2012 Cuma

Manic Panic Mania!

* Aman saçma sapan şeylerle uğraşıyorum ya! Nalet olasıca facebook oyunlarına o kadar fena sardım ki sanki hiç başka bi bok işim yok! Milletten çivi, matkap dileniyorum ya! sinirlendim!

* Neyse asıl mevzuya geleyim.. Birçokları biliyor ki Hesionka harika bir girişimcilik örneği sergileyerek ayaklarımızın dibine kadar o hep görüp de ayılıp bayıldığımız Manic Panic yarı kalıcı saç boyalarını ve onun yanında bi dünya muhteşem ürünü satmaya başladı.. Biz de Aslı ile balıklama atladık tabi.. derhal 5 renk boya sipariş verdik ve ulaşır ulaşmaz ilk olarak benim saçlarım üzerinde uyguladık.. tamamen bitkisel olan bu boyalar saça o kadar rahat uygulanıyor ki ve o kadar zararsızlar ki kıçınıza renk renk kına bile yakabilirsiniz arkadaşlar.. meh meh

Hangi renkleri mi aldık? Bakınız below, üstlerinde yazıyor.


* Hiç bir zamazingo ile karıştırmadan kutuyu açtığınız gibi eldivenleri takıp saçınıza uygulayabiliyorsunuz ve istediğiniz kadar saçınızda kalabiliyor.. Hesionka bana sar sarmala kafanı sabaha kadar öyle dursun demişti aslında ama ben elbette ki dayanamadım.. 2 buçuk saat kadar tutup duruladım.. uygulama ile ilgili ayrıntılı bilgiyi, ürünleri ve alışveriş detaylarını bu linkte bulabilirsiniz;  

* Gelelim benim saçıma.. saçımın kendi rengi üzerine hiç açma işlemi uygulamadan direk sürdük.. tabi ki saçım boya.. doğal renginiz üzerine yaparken daha koyu tutabiliyormuş.. rengin tambi cırtlak olmasını istiyorsanız uygulama yapacağınız bölgeye ya da tüm saça açtırma işlemi yaptırmanız gerekebilir.. ama aşağıda göreceğiniz gibi benim tonlarımda bir saç renginde gayet de başarılı oldu.. iş güç durumlarından mütevellit ben mecburen arkalara saklaya saklaya sürmesini istedim Aslı'dan boyayı ama yazın kafamı gökkuşağına çevirmezsem nolim! 

* Uyguladığımız boya Enchanted Forest. Sitede görünen örnekler şu şekilde;



Şimdi de bizim serüvenimiz;


Alüminyum folyo yardımı ile Aslıcığım beni boyayıp paketledi ^_^

2 buçuk saat sonra paketlerden çıkan sonuç ev ışığında bu şekilde;

Şu anki halim de bu şekilde kih kih :B

Tabi ki gün ışığında çok güzel parlıyor.. Ah keşkem boca edebileydim kafama! Sabredicem artık yaza kadar! >___<


Hadi benden bu kadar! Daha fazlasını sizleden bekliyorum.. Biz de yakın zamanda diğer renklerden seçtiğimiz bir tanesini Aslı'nın saçlarında deneyeceğiz.. Bakalım o nasıl olacak? Şimdi elimizde böyle bir fırsat varken siz de boş durmayın azıcık renklenin diyorum, gözlerinizden öpüyorum!


PS: Boya badana işlemlerini hiç hayıflanmadan keyifle yapan canım kankacığım Aslı'ya ve sonu gelmez sorularımıza hep yanıt veren ve biz boyamaya başladığımız andan itibaren süreci kilometreler öteden zevkle takip eden fıstıklı bebek Hesionka'ya very very special thanks'lerimi sunuyorum.. I luv you gızlar! 

smile & receive

20 Şubat 2012 Pazartesi

Gogh Büyüsü

Zaten bayılıyorum.. zaten büyülü.. 
Bir de üzerine böyle çalışmalar yapılınca Van Gogh eserleri iyice içine çekiyor insanı..
Elektrinnk müyendizi ve sanat düşkünü Petros Vreilles adlı bir abimiz, muhtemelen benim anlatsalarda asla anlamayacağım bir teknikle Van Gogh'un pek ünlü 'Starry Night' tablosunu bildiğin canlandırmış, hepten bir akışkan, yanar döner hale getirmiş.. 
Bana da izleyip "açeydim ellerimi, barnahlarımı beele beele süreydim üzerine" demek düştü.. 
Ha bi de dibim düştü! 


Buyrun;



source

smile & receive

17 Şubat 2012 Cuma

Dünya Kediler Günü ^_^

Bugün dünya kediler günüymüş!
Ömrümüz kedilerin içinde geçiyor, heberimiz yok yahu!
Tevekkeli sabahtan beri bahçede sarışın bir oğlan pisicik bar bar bağırıp duruyor, ne yaptıysak susturamadık sonra bastı gitti.. Zavallıcığa "Mart yaklaştı bağırırsın tabi!" tarzında hoş olmayan ithamlarda bile bulunuldu! Meğersem derdi başkaymış! ^__^

Ben de giderken benim bebelere yaş mama alayım bari.. napalım, giydirip gezmeye götürecek halimiz yok! 


^__^

Bir de bi şiir gönderelim pisiciklerimize


A Cat's Prayer - Author Unknown
Now I lay me down to sleep,
The kingsize bed is soft and deep
I sleep right in the center groove
My human can hardly move.
I've trapped her legs, she's tucked in tight
And here is where I pass the night.
No one disturbs me or dares intrude
Till morning comes and I want food.
I sneak up slowly to begin
My nibbles on my human's chin.
She wakes up quickly, I have sharp teeth
And my claws I will unsheath.
For the morning's here and its time to play
I always seem to get my way.
So thank you Lord for giving me
This human person that I see,
The one who hugs me and holds me tight
And sacrifices her bed at night.



smile & receive



15 Şubat 2012 Çarşamba

Tavan Topu

Böyle bebelerin yatağının üstüne takıyoruz ya zamazingolar, 
Dönüyolar renk renk! 
En son tabiki ben de bebeyken yatağıma takılmıştı o şeyden, adı neydi ya onun? 
Ulan almaya kalksam gidip saçmalıcam resmen. "hani böyle tepeye takılıyo bebeğin kafasında dönüyo ya, heh işte sizde ondan var mı?"
Neyse diyeceğim o ki; be o şeyleri çok seviyorum.. yatağında uzanırken güzel, renkli, sevimli şeylere bakmak bebelerin olduğu kadar bizim de hakkımız! Ebatlar da malum artık yetişkiniz, gidip döt kadar şeyi takacak halimiz yok yatağın üstüne, diye artık üzülmüyorum çünkü en beleşinden bir tavan süsü fikri buldumcuk! 


Konu gayet açık ve net olduğu için nasıl yapılacağını anlatmanın alemi yok.. Tek önemli nokta kafanız kadar büyük yün topları yapmak için biraz masrafa girmek ve hepsini birbirine eklemek için zaman ayırmak.

Fekat bittikten sonra tıpkı bir bebe gibi tavana bakıp gülümseyerek uykuya dalma garantisi bence kesinlikle var! Ben de bunu yapar tavana da takarım arkadaş! 

PS: Kedili evlere ayrı bir şenlik getireceği de aşikar!

smile & receive


10 Şubat 2012 Cuma

Sakallık!

Bunlardan yapalım DIY olarak, olma mı?
Kim takar yapsak bilemem ya da itiraf edeyim ben ortamına göre takabilirim.. o potansiyeli kendimde görmüyorum dersem yalan söylemiş olurum ki hiç adetim değil! -_-


Lise yıllarımda top sakalı çok severdim böyle bi entel hava katardı adama.. ancak bir erkek evladı olmadığım için bırakamadım haliyle.. dolayısıyla içimde ukde kaldı sakal.. 


Yani bu ayrıntıyı verdim, neden?
Neden?
Yapar da takarsam olur olmaz yerlerde böyle bi gazla, bilin ki olayın arka planı var, yargısız infaz yapmayın!


- Ben de mi hipzzterım lan yoksam?! O_o





Oh Yeah!

smile & receive

kaymak gibi kaynaklar: http://devinlyonsnichol.tumblr.com/http://www.thesun.co.uk/sol/homepage/news/3885935/What-a-beardo.htmlhttp://www.dailycandy.com/kids/los-angeles/article/89880/Beard-Halloween-Costume-Funny-Kids-Halloween-Costumeshttp://effyouitsmagic.wordpress.com/category/things-to-buy/